Bilgiyle özgürleşiriz, evet, peki ya aynı bilgi değil midir zihnimizi çerçeveler içine alan?

Bilmeyen değil midir çoğu zaman, çözülemeyen problemleri çözen?

Problemlerin çözümleri vardır, peki ya soruların?

Soruların cevapları vardır, peki bilen, ya da bildiğini sanan, sorusuyla neyin peşindedir?

Cevabın. Bilmeyen için cevaplar sonsuzdur, çünkü cevapları sınayamaz.

Gelin görün ki, sorusunun ufku da sonsuzdur bilmeyenin, “olması gereken” kısıtlardan uzak..

Bilmemek ayıp değil derlerdi, öğrenmemek ayıp. Acaba bilmek mi büyük kayıp?

Bilge

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.